VASİYETNAMENİN İPTALİ DAVASI
“Vasiyetnamenin iptali hangi durumlarda mümkündür? İmza atamayan kişinin parmak izi ile yaptığı vasiyetname geçerli midir? Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin önemli miras hukuku kararını ve hukuki değerlendirmesini inceleyin.”
VASİYETNAMENİN İPTAL DAVASI
Vasiyetnamenin İptali ve İmza Atamayan Kişilerin Vasiyetname Düzenlemesi: YARGITAY KARARI - ÖRNEK DAVA
Miras hukukunda en çok tartışılan konulardan birivasiyetnamenin geçerliliği ve vasiyetnamenin iptali davalarıdır.Özellikle murisin sağlık durumunun kötü olduğu, imza atamadığı veya üçüncü kişilerin etkisi altında vasiyetname düzenlediği iddiaları sıklıkla mahkemelere taşınmaktadır. Bu tür durumlarda vasiyetnamenin geçerliliği hem şekil şartları hem de murisin gerçek iradesi bakımından dikkatle incelenmektedir.
Uygulamada çoğu zaman murisinyatalak olması, hastalık nedeniyle elini kullanamaması veya imza atamaması, vasiyetnamenin geçersiz olduğu yönünde bir algı yaratmaktadır. Ancak Türk hukukunda imza atamayan kişilerin de hukuki işlem yapabilmesi mümkündür. Bu kişiler bazı durumlardaparmak izi, mühür veya benzeri bir işaret kullanarakhukuki işlemlerini gerçekleştirebilirler. Bununla birlikte bu işlemlerin geçerli sayılabilmesi için kanunda belirtilenşekil şartlarının eksiksiz şekilde yerine getirilmesi gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 24.11.2025 tarihli kararında da bu konu detaylı şekilde ele alınmıştır. Somut olayda murisin sağlık sorunları nedeniyle imza atamadığı, bu nedenle vasiyetnamenin parmak izi ile onaylandığı anlaşılmıştır. Yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi kararları arasında değerlendirme farklılıkları ortaya çıkmış, nihayetinde Yargıtay vasiyetnamenin şekil şartları bakımından nasıl değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyarak önemli bir içtihat oluşturmuştur.
Kararda özellikleimza atamayan kişilerin yaptığı işlemler bakımından HMK’nın 206. maddesinin uygulanması gerektiği, bu tür belgelerin senet niteliği kazanabilmesi için noter tarafından düzenlenmesi veya onaylanmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle yalnızca kişinin imza atamaması tek başına vasiyetnamenin geçersiz sayılması için yeterli değildir; önemli olan işleminkanuni usullere uygun şekilde gerçekleştirilmiş olmasıdır.
Sonuç olarak miras hukukunda vasiyetnamenin iptali davaları oldukça teknik ve delile dayalı davalardır. Murisin iradesinin sakatlanması, şekil şartlarının eksik olması, hile veya baskı gibi durumlar varsa vasiyetnamenin iptali gündeme gelebilir. Ancak vasiyetnamenin geçerliliği her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir ve çoğu zaman Yargıtay içtihatları bu konuda belirleyici rol oynar.
Aşağıda yer alan Yargıtay kararı,imza atamayan kişilerin vasiyetname düzenlemesi ve vasiyetnamenin iptali davalarıbakımından uygulamada önemli bir örnek niteliği taşımaktadır.
Yargıtay 7. HD., E. 2025/1421 K. 2025/4962 T. 24.11.2025
T.C. Yargıtay Başkanlığı – 7. Hukuk Dairesi
Esas No:2025/1421Karar No:2025/4962Karar Tarihi:24.11.2025
MAHKEMESİ:Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk DairesiSAYISI:2023/486 E., 2025/51 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:Ankara 38. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI:2021/59 E., 2022/458 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
- Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris tarafından düzenlenen noter vasiyetnamesinin Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/996 Esas sayılı dosyasında açılıp okunduğunu, vasiyetnamede imza bulunmadığını, murisin vasiyetname tarihinde yatalak olduğunu ve akıl sağlığının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Davacı vekili ayrıca vasiyetnamenin baskı, hile ve sahtecilik unsurları barındıracak şekilde düzenletildiğini, vasiyetnamenin geçerlilik şartlarını taşımadığını, murisin MS hastası olması nedeniyle okur-yazar ve imza yetisini kaybettiğini ve vasiyetnamenin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 535. maddesine aykırı düzenlendiğinibelirterek vasiyetnamenin geçersizliğinin tespitine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
- Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; murisin vasiyetnameyi imzalama yetisinin bulunmadığını, vasiyetnamenin4721 sayılı Kanun’un 535. maddesine uygun düzenlenmesi gerektiğini, ancak şekil şartlarının taşınmadığını, memur tarafından vasiyetnamenin okunmadığını ve vasiyetnamenin davalıların baskısı ile yapıldığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl ve birleştirilen davaya verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; davacıların muris ile ilgilenmediklerini, muristen vekâletname alarak mal varlığını ele geçirdiklerini, murisin zor durumda kaldığını, davalarda ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını ileri sürerek davaların reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle;
Vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında murisin iradesinin sakatlandığının davacılar tarafından ispat edilemediği, murisin vasiyetnameyi baskı altında düzenlediğine, hataya düştüğüne veya üçüncü kişilerin hileli davranışları etkisi altında işlem yaptığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkeme ayrıca vasiyetname içeriğine göre murisin iradesiyle ve sınırlarını belirleyerek işlem yaptığı, vasiyetnameyi tanıklar huzurunda okuyarak veparmak basmak suretiyle onayladığı, davacıların iptal sebeplerine ilişkin iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyleasıl ve birleştirilen davaların reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilleri tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda;
İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeni hüküm kurulmasına karar verilmiş,asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile vasiyetnamenin iptalinehükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
- Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu,
- Murisin son arzularının vasiyetnameye yansıyıp yansımadığı hususunun yeterince incelenmediğini,
- Murisin okuma yazma bildiğini ancak rahatsızlığı nedeniyle ellerini kullanamadığını ve bu nedenle parmak izi kullandığını,
- Adli Tıp Kurumu raporuna göre vasiyetname tarihinde murisin fiil ehliyetinin tam olduğunu,
- Tanık beyanlarına göre murisin konuşarak anlaştığının sabit olduğunu,
belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Davacılar vekilleri vasiyetnamenin şekil şartlarını taşımadığını ve hile ile yapıldığını ileri sürmüşlerdir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, istinaf incelemesi sonucunda ise vasiyetnamenin şekil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir.
Ancak dosyada bulunan vasiyetname incelendiğinde;
Vasiyetçinin okur-yazar olduğu, ancak rahatsızlığı nedeniyle parmaklarını kullanamadığındanparmak izi kullanacağını tanıklar huzurunda beyan ettiği, bu hususun vasiyetnameye şerh edildiği, işlemin noter başkatibi tarafından başlatıldığı ve yine aynı memur tarafından tamamlandığı anlaşılmıştır.
Vasiyetçi işlemi parmak izi ile onaylamış, vasiyetname tanıklar tarafından imzalanmış ve işlemi yapan noter başkatibi tarafından imzalanarak mühürlenmiştir.
Hukuki Değerlendirme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun206. maddesişu düzenlemeyi içermektedir:
Okuma ve yazma bilmeyen veya imza atamayan kişilerin mühür, işaret veya parmak izi ile yaptıkları işlemleri içeren belgelerin senet niteliği taşıyabilmesi için bu işlemlerinnoter tarafından düzenlenmesi veya onaylanması gerekir.
Somut olayda vasiyetname noter tarafından düzenlenmiş olup işlemler usule uygun şekilde gerçekleştirilmiştir.
Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirme hatalı bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
24.11.2025 tarihindeoy birliğiyle kesin olarak karar verilmiştir.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Yukarıda yer alan hukuki analiz ve değerlendirmeler genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Her uyuşmazlığın kendine has somut delilleri, usul kuralları ve hak düşürücü süreleri bulunduğundan, hak kaybı yaşamamak adına dosyanızı uzman avukatlarımız ile birlikte değerlendirmeniz tavsiye edilir.
İlgili Diğer Yayınlar
GAİPLİK DAVASI VE HUKUKİ SONUÇLARI
Gaiplik davası, uzun süre haber alınamayan kişilerin hukuki statüsünü netleştirmek ve miras gibi işlemleri başlatmak için açılır. Gerekli şartlar ve süreç bu yazıda.
TENKİS DAVASI
Tenkis davası nedir? Mirasçılar nasıl açar? Saklı pay ihlalleri, dava süreci, Yargıtay kararları ve 2025 güncel hukuki değerlendirme.